Dünya Doğa Koruma Günü: Bizler Ne Yapabiliriz?

II. Bölüm

Küresel iklim değişikliği her yerde etkilerini gösteriyor ve artık reddedilemeyecek bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Eğer hemen aksiyona geçilmez ve gerekli önlemler alınmaz ise iklim değişikliğinin etkilerinin geri dönüşü mümkün olmayacak.

Neler Oluyor?

Şu an gezegenimiz CO₂, metan gazı, nitrojen oksit gibi sera gazlarının salınımı nedeniyle ısınmaya devam etmektedir. Bu sıcaklık endüstriyel dönem öncesine kıyasla göre 1°C artmıştır. Değişen iklim, ekolojik, fiziksel ve sağlıksal etkilere, olağanüstü hava koşullarına (seller, kasırgalar, orman yangınları, sıcak hava dalgaları), artan deniz seviyelerine ve tarımsal değişikliklere yol açmaktadır [1]. 

Uluslararası birliktelik oluşturmak amacıyla 2015 yılında Paris Anlaşması küresel iklim değişikliğine karşı oluşturulmuş ve 185 ülke tarafından imzalanmıştır. Bu anlaşma ile ülkelerin, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasında gönüllü bir rol almasına ve gerçekleşecek değişikliklere uyum sağlama stratejileri geliştirilmesine yer verilmiştir. Paris Anlaşması’nda, küresel sıcaklık artışının endüstriyel dönem öncesine göre 2°C derecenin altında tutulmasına ve sıcaklık artışının 1.5 dereceyi geçmeyecek şekilde kalması için çalışılmasına karar verilmiştir. Bu aradaki yarım derecelik fark bile insanlar, ekoloji ve ekosistem için çok önemlidir. Sıcaklık artışı limitinin 1.5°C olması ise dünya için çok daha güvenli olacaktır [2].

Dünyanın ısınmasının önüne geçmek için alınacak en önemli bir aksiyon ise karbon gazı salınımının durdurulmasıdır. Sanayi devriminden bu yana CO₂ salınımı 3 kat artmıştır ve buna yol açan etkenler arasında ormansızlaşma ve fosil yakıt kullanımı yer almaktadır [3]. 2019 yılındaki verilere göre CO₂ ve diğer eş değer gazların salınım miktarı 55 gigatondur. Küresel iklim değişikliğinin durdurulması için ise bu miktarın 2050 yılına kadar 0’a inmesi; 2030 ve öncesinde ise bu hedefin sağlanabilmesi için %50 civarında karbon gazı ve eş değer gazların salınımının azalması gerekmektedir [4].

Bu tablo iklim değişikliği krizinin ne kadar önemli olduğunu ve acil olarak bir değişikliğe gidilmesi  gerektiğini bizlere hatırlatıyor. Bizlere ve gelecek nesillere yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya bırakmak için şimdi harekete geçmemiz ise şart. Bu gereklilikleri sağlamak her ne kadar bireysel aksiyonlar gerektirse de aksiyonların büyük bir kısmı devletlere ve bu eylemlerden sorumlu olan uluslararası şirketlere düşmektedir. IPCC’nin (Intergovernmental Panel on Climate Change) 5. Değerlendirme Raporu’nda belirtildiği gibi, iklim değişikliği küresel bir sorundur ve uluslararası işbirliğinin ardından yerel, bölgesel ve ulusal politikalar izlenmesini gerektirmektedir [5]. Bu politik değişimin gerçekleştirilmesi için ise toplumların bu değişikliği diretmesi gerekmektedir.

dünya doğa koruma günü afiş

Yazının devamında, bireysel boyutta ne gibi aksiyonlar alabileceğimizden ve günlük hayatlarımızda gerçekleştirebileceğimiz değişikliklerden bahsedeceğim. Ancak bunları sıralamadan ve bu değişikliklerin öneminden bahsetmeden önce daha büyük bir perspektiften kimi noktaları açıklamam gerekiyor.

Neler Yapabiliriz?

Yaşadığımız evlerin ısınması, kullandığımız elektrik, bindiğimiz taşıtlar, satın aldığımız ürünler, yediğimiz yemekler gibi aklınıza gelebilecek her aktivitenin doğada bir enerji kaynağı bulunmaktadır ve bu aktivitelerin kaynaklarının çok büyük bir kısmını fosil yakıtlar oluşturmaktadır. Bunların sonucunda da dünya fırında pişen bir yemeğe dönüşmektedir ve fırından çıkan dumanlar ise sera gazlarını oluşturmaktadır. 

Bizler ne kadar bireysel önlemler alsak da içinde bulunduğumuz sistemin sürdürülme şekli ile bizlerin yaratabileceği etki yeterli olmayacaktır. Ancak burada “yeterli olmayacaktır” ifadesinin altını çizmem gerekiyor. Bir kişinin yarattığı etki kuşkusuz etrafındaki diğer insanları da etkileyecektir. Bu yüzden birazdan aşağıda sıralayacağım maddelerden en az birinin bile bir kişi tarafından benimsenmesi olumlu etkilerin önünü açacaktır. 

Bu noktada düşünülen, “ben tek başıma ne yapabilirim ki?” olabilir, ancak her bir kişinin benimsediği değişiklik, kullanılan ve çevreye zararlı olan herhangi bir üretim şekline olan talebin azalmasını sağlayacaktır. Talep olmaz ise ne olacağını bilmek için Ekonomi dersi almış olmanıza gerek yok. Talep azaldığı takdirde üretim ve bu kaynakların kullanılması da azalacaktır. Ya da talebini oluşturduğumuz hizmetlerin ve ürünlerin daha sürdürülebilir kaynaklara yönelmelerini sağlayacağız. Ve bunu unutmamakta fayda var; kendimiz gerçekleştirdiğimiz her değişim ile etrafımızdakileri de bu yönde etkiliyoruz.

Kişisel boyutta değiştirdiğimiz alışkanlıklarımız toplum olarak politikaların şekillenmesine yardımcı olacaktır. Sosyal davranış araştırmaları, bu tür hayat tarzı değişikliklerinin sistematik değişime yol açacağını göstermektedir [6]. 

dünya doğa koruma günü afiş

1. Karbon Salınımını Azaltmak

Karbon ayak izi” terimini açıklayarak başlayalım: dünyadaki her insan yaşadığı yer ve yaşam tarzına göre farklı miktarda karbon salınımına neden olmaktadır. Araba kullanırken yakılan benzin, evin ısıtılmasında kullanılan enerji, yediğimiz yemeklerin soframıza gelene kadarki yolculuklarının her birinde karbon salınımı gerçekleşmektedir[7]. 

Bizlerin bu noktada alabileceği önlemler ise bunun kendi payımıza düşen kısmını olabildiğince azaltmak. 

Karbon salınımının azalmasında izleyebileceğimiz yollar ise aşağıdaki gibidir:

          Daha az uçağa binmek. Yapılan bir transatlantik uçuşta ortalama 1.6 ton CO₂ salınımı gerçekleşmektedir. Bu ise Hindistan’daki bir insanın yıllık karbon salınımına denk gelmektedir [8]. Uçuş sayılarını azaltmak veya diğer ulaşım seçeneklerini (tren veya otobüs) tercih etmek, bu doğrultuda atılabilecek adımlar arasında yer almaktadır.

(Burada bir parantez açmak istiyorum; küresel iklim değişikliği aynı zamanda küresel eşitsizliği de yansıtmaktadır. Karbon salınımında en az payı olan ülkeler iklim değişikliğinden en fazla etkilenenlerdir.)

          Toplu taşıma araçları kullanmak. Araba kullanımı diğer tüm taşıtlara (bisiklet ve toplu taşıma araçları) göre daha fazla karbon salınımına neden olmaktadır. Milyonlarca insanın yaşadığı şehirlerde tam zamanlı trafik kaosuna neden olan arabalardan toplu taşımaya geçmek ise karbon salınımını azaltmada önemli adımlardan biri olacaktır.

          Dikkati tabağa yöneltmek. Sanırım en zorlu başlıklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak yukarıda yer alan maddelere kıyasla, dünya üzerindeki sera gazı salınımının ikinci sebebi hayvancılıktır. Bu demek oluyor ki hayvancılık, dünya üzerindeki tüm taşıtların neden olduğu karbon gazı salınımından daha büyük bir etkiye sahiptir. Özellikle ineklerin gazlarından ortaya çıkan metan gazı, sera gazı salınımına neden olmaktadır. Aynı zamanda bu kadar hayvanı beslemek üzere yetiştirilen ürünlerin kapladığı tarımsal alan ve et üretiminin gerektirdiği su ve enerji miktarı çok fazladır. 

et ürünleri beslenme inek buzağı

UN Environment verilerine göre yalnızca bir hamburger üretimi için harcanan su miktarı 3.140 litredir. Bunun 2.500 litresi ise yalnızca et üretimi için kullanılan miktardır. Bu veri ile et üretiminin büyük ölçüde sera gazı salınımına neden olmasının yanı sıra, aynı zamanda doğal kaynakların da çok fazla kullanıldığını görüyoruz. Ancak bu direkt olarak bir daha et yemememiz gerektiği anlamına gelmemektedir. Hayvansal ürün tüketimimizi yalnızca yarıya indirerek bile beslenme şeklimizin karbon ayak izini %40 oranında azaltabiliriz [8]. Bu nedenle hayvansal ürün tüketimini azaltmak bile bu doğrultuda büyük bir etkiye sahip olacaktır. 

2. Tüketim Şeklimizi Gözden Geçirmek

Gün içerisinde tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerimizin kaç tanesi paketlerden çıkıyor? Her dışarıya çıktığımızda su satın alıp pet şişeden mi içiyoruz? Peki ya kıyafetlerimiz? Onları ne sıklıkta satın alıyoruz? Ve en önemlisi, bu kadarına gerçekten ihtiyacımız var mı?

Tüketim şekillerimiz doğal kaynakların sömürülmesine ve çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Her ne kadar geri dönüşümden bahsedilse de artık geri dönüşüme bel bağlayamayacağımız bir noktadayız. Tek kullanımlık plastikler belki de bunların başında gelenlerdendir. Bu yüzden de atık oluşturan her türlü alışkanlığımızı da gözden geçirmek zorundayız. Aksi takdirde gelecekte okyanuslarımız balıklardan çok plastik ile kaplı olacak. Bunun için geleceği beklemeye ise gerek yok. Her birimiz dolaştığımız ve yüzdüğümüz sahillerde sayısız plastik ile karşılaşıyoruz. 

plastik pet şişe çöp

Peki bunu önlemek adına neler yapılabilir?

  • Tek kullanımlık plastikler, ambalaj içinde gelen her türlü ürünün kullanımı olabildiğince azaltılmalıdır. 
  • Pet şişe kullanımının önüne geçmek, sürekli kullanılabilen bir su matarası edinerek mümkün olabilir.
  • Termos kullanımı, sizi gittiğiniz kahvecilerde tek seferlik ve geri dönüştürülemeyen kahve bardakları kullanmaktan kurtaracaktır.

Bunun gibi daha pek çok örnek verilebilir. Ancak bu örnekleri atlıyor ve buraya göz atabileceğiniz bir sayfa bırakarak ileri araştırmalarınızda öncü olmasını umuyorum. Günlük hayatınızda plastiği azaltmada öneriler sunan bu profillere göz atabilirsiniz:  @healthyfluencer & @trashisfortossers

3. Farkındalık Oluşturmak ve Harekete Geçmek

Yapılması ve alınması gereken pek çok aksiyon var. Ancak bunların en önemlisine tekrardan dönmek gerekirse o da içinde bulunduğumuz durumun ve atılması gereken adımların farkında olmak. Bu konuda etrafınızdaki kişileri bilinçlendirmek, toplumsal hareketlerin bir parçası olmak ve değişikliği diretmek ise yapılacaklar arasında yer alıyor. 

İklim krizi ile ilgili farkındalık oluşturan ve güncel araştırmalara yer vererek medya üzerinden bir hareket oluşturan bu sayfaya da göz atmanızı kesinlikle tavsiye ederim: @earthrise.studio

İklim değişikliğinin dünya üzerindeki geri dönülemez etkilerini azaltmak için yalnızca 10 yılımız kaldı. Başka bir gezegen ise yok. Bunlar doğrultusunda sizleri bu sorularla bırakmak istiyorum: Nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz? Ve ardımızda nasıl bir dünya bırakmak istiyoruz? 


Kaynaklar

[1] Hannah Richie, Max Roser. 2019. CO₂ and Greenhouse Gas Emissions.Our World in Data.org

[2] Hoegh-Guldberg et al. 2019. The Human Imperative of Establishing Global Climate Change at 1.5. Science.

[3] NASA. 2020. The Causes of Climate Change.

[4] Al Gore. 2020. The New Urgency of Climate Change. Ted Talk.

[5] IPCC. 2018. 5th Assessment Report Technical Summary.

[6] Leor Hackel and Gregg Sparkman. 2018. Reducing Your Carbon Footprint Still Matters. Slate.com 

[7] Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulamaları ve Araştırma Merkezi. Karbon Ayakizi.

[8] Diego Argueadas Ortiz. 2018. Ten Simple Ways to Act on Climate Change. BBC.

Ne yazık ki hiç fotoğraf yok.